Ellen, 3 yaşında: Sevgili Tanrı, bulutlardan biri yüzünü öyle korkunç yaptı ki ödüm koptu. N'olur söyle ona bir daha öyle yapmasın.
Norman, 4 yaşında: Sevgili Tanrı, zürafaların görünümünü isteyerek mi böyle yaptın, yoksa yanlışlıkla mı oldu?
Sylvia, 5 yaşında: Sevgili Tanrım, oğlanlar kızlardan daha mı üstün? Bilmiyorum sen de onlardansın ama gene de dürüst olmaya çalış.
Nan, 5 yaşında: Tanrıcım, üst kattakiler durmadan bağıra çağıra kavga ediyorlar. Bence yalnızca çok iyi arkadaşların evlenmesine izin vermelisin.
Eric, 5 yaşında: Sevgili Tanrı, şu andaki eksiklerimi sayıyorum: Yeni bir bisiklet, bir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. Hepsini gönderemezsen birazı da olur. Seni seven Eric. (Not: Noel Babanın olmadığını biliyorum.)
Jane, 6 yaşında: Sevgili Tanrım, insanların ölmelerine izin verip yenilerini yapmak yerine neden elindekileri tutmuyorsun?
Larry, 6 yaşında: Tanrım, İncil'de neden hiç karının adı geçmiyor? Yoksa İncil'i yazarken daha evlenmemiş miydiniz.
Michelle, 6 yaşında: Sevgili Tanrım, eğer Tanrı ben olsaydım bu kadar iyi olmazdım. Bunu aklından çıkarma.
Harriet Ann, 6 yaşında: Sevgili Tanrı, sahiden var mısın ? Bazıları buna inanmıyor; eğer varsan gecikmeden bir şeyler yapmanda fayda var.
Jodie, 6.5 yaşında: Sevgili Tanrı, sen tuhaf ne yaparsan yap herkes hayran oluyor; ama ben ufacık bir şaka bile yapsam yiyorum fırçayı.
J.B. , 7 yaşında: Sevgili Tanrım, ne diye bu kadar insan yarattın. Başka bir dünya daha yapıp fazlalıkları oraya koyamaz mısın ?
Audre, 8 yaşında: Tanrım, insanlara ruhları her zaman doğru mu dağıtıyorsun? Yanlış yapabilirsin.
Mark, 8 yaşında: Sevgili Tanrı, eğer hiç kimse bilmeyecekse iyi olmanın ne yararı var?

greendeathshot:

let’s take a selfie  

mutsuzlukusuyorum:

kirmizibasliklipalyaco:

Mevsim papatya mevsimi